Bölüm Seçiminden Hayat Seçimine…

Sevgili gençler, hayatınız için önemli planlar yaptığınız günlerdesiniz. Yaşamınızı, ilişkilerinizi, arkadaşlarınızı, dostlarınızı; hatta eşiniz, evliliğiniz ve doğacak çocuklarınızı seçme yolunda vereceğiniz bu kararlar; seçmeyi planladığınız bölüm, üniversite, sonrasındaki iş yaşantınız sizi gelecek planlamanızdaki yerlere taşıyacak.

 

Geçen yıl, bir danışanım çok isteyerek girdiği üniversitesi için pişmanlık içeren cümleler kuruyor. Seçimini istediği bölüm(ler) yerine, ülkenin en popüler üniversitesinden yana kullandığı içindi mutsuzluluğu ve pişmanlığı. Son altı aydır neredeyse her gün pişmanlığına ve üniversitesinde yaşadığı olumsuzluklara odaklı. Bununla birlikte, tekrar bir hamle yapıp sınava girme riskini de alamıyor. Popüler ve saygınlığı olan bir üniversitede mi okumak, yoksa istediğiniz, zevk aldığınız bölümü mü secmek? Zor bir karar olduğunu bilmekle birlikte, tavsiyem sizi mutlu edecek, okumaktan zevk alacağınız ve sonrasında yapmayı planladığınız mesleğe götürecek bölümü seçmelisiniz. Hedefinizi doğru seçin ki hedefleriniz motivasyonunuza doğru yön verip davranışlarınızı olumlu etkilesin. Unutmayın, stratejik hatalar taktik başarılarla düzeltilemez.

 

Kendinizi tanıyın:

Neleri seviyorsunuz? Hangi dersleri okumak size zevk veriyor? Hangi dersleri daha ayrıntılı görmekten hoslanırsınız? Kişilik yapınız nasıl? İçe dönük müsünüz, yoksa dışa dönük mü? İnsanlarla mı calışmaktan zevk alırsınız, yoksa makinelerle mi? Ya da hayvanlarla mı? Hesap yapmak mı? Saatlerce masa başında oturmak mı? Yoksa hareket halinde mi olmak  hoşlanacağınız durum?

 

Bu sorulara vereceğiniz samimi yanıtlar size sizle ilgili bilgileri de verecektir.

 

Tercihlerinize yazmayı planladığınız bölümleri tanıyın:

Hangi dersler, ne yoğunlukta okutuluyor? Dersler sözel ağırlıklı mı sayısal ağırlıklı mı? Tercih sıralamanızı kulaktan dolma bilgilerle yapmak yerine, bu soruların cevaplarını inceleyerek yazın. “Komsu x’in kızı y bölümü için çok iyi diyor”, “Geçen seneki mezun z kendi bölümünde çok mutluymuş” gibi cümlelerin sizi yönlendirmesine izin vermeyin.

Herkesin güzellik ve mutluluk anlayışı kendine göredir. Baskalarının mutluluğu sizin mutluluk anlayışınızı karşılamayabilir.

 

Lise dönemi stajları:

Eğer lise döneminde staj yaptıysanız ve bu stajlarla ilgili düşünce ve duygularınızı karşılaştırma şansınız varsa, sizi hangi staj en fazla mutlu etmişti? Bunları düşünün. Bu stajın üniversitedeki bölümü hangisi olabilir?

 

Ailelerinizin istekleri:

Ailelerinizin sizin için önerdikleri bölümleri duyun, düşünün; fakat kararınızı mutlaka kendiniz verin. Çok doğal olarak, anne-babalar öznel davranabilirler sizinle ilgili kararlarda. Bilmeniz gereken, onlar da insan ve kendi kör noktaları bazen devreye girebilir. Bazen kendi gerçekleştiremedikleri hayallerini çocukları gerçekleştirsin ister, bazen çevrenin etkisiyle kararlarınızı yönlendirmeye çalışırlar. Bu, sık karsılaştığımız bir durumdur. 9. sınıf sonunda yapılan ders seçimlerinde, ailelerin neredeyse % 90’ı çocuklarının fen derslerini seçmelerini arzu ederler. Bazı aileler çocuklarının yetenek ve ilgilerini doğru gözlemlerken, bazı aileler ise sayısal yeteneği olmayan çocuklarının da bu grupta eğitim almalarını isterler. Maalesef hala ülkemizde var olan “sayısal okuyan öğrencilerin akıllı olması” ile şekillenen ön yargılı düşüncelerin eseridir bu yönlendirmeler. Bilmelisiniz ki bu ülkenin iyi siyasetçilere, sanatçılara, sporculara, marangozlara, ara kademe elemanlarına vs… ihtiyacı çoktur.

 

Tercihlerinizi yaptığınızda, meslek seçiminizde bir yıl için değişiklik yapmanızın mümkün olmayacak gençler. Kararınızı verirken bunu unutmamanızı dilerim. Bir danışanımın, kariyer planlamasını anlatırken şöyle söylüyor: “Yıllarca hukuk okuyup avukat olacağımı hayal etmiştim. Ta ki tercihlerden bir gün öncesine kadar. Fark ettim ki bu benim değil, annemin hayali. Tercih listeme bir tane bile hukuk yazmadım.” Başka bir danışanım, babasının hukuk okuması yönündeki zorlaması nedeniyle en çok istediği psikoloji bölümünü tercihlerinde 4. sıraya yazmak zorunda kaldı. Şansi yaver gitti, hukuk kazanamadı. Şu an psikoloji ikinci sınıf öğrencisi. Başka bir danışanım yaklaşık on beş seansın sonunda meslek seçimi konusuna geldiğimizde hiç üzerinde konuşmadığımız bir bölümü yazmak istediğini söyledi. Nedenini sorduğumda “Mimar olmayı çok isterdim, ama annem o kadar başarılı bir mimar ki, onun gibi olamayacağımı düşündüğüm için bunu konuşmadım sizinle. Bu beni hep korkuttu, onun gibi olamam.” dediğini hatırlıyorum. Mimarlığı yazdı ve şu an başarılı bir mimar.

 

Dizi film karakterleri ile ozdeşim kurmak:

Son yıllarda meslek seçim planlamalarında en sık karsılaştığım konu, dizi film kahramanları ile kurulan özdeşimler ve sonrasındaki planlamalar. Bu, çoğu zaman gerçekçi olmayan seçimlere götürüyor sizleri. “Grey’s Anatomy” ile tıp okumak isteyen ama sayısal derslere yeteneği ve ilgisi olmayan, kan görmeye dayanamayan, en önemlisi de biyoloji okumaktan hiç hoşlanmayan danışanlarımı hatırlıyorum; “Ally McBeal” adlı dizi ve karakter sonrasında hukuk yazmak isteyen danışanlarımı da. Seçimlerinizi salt dizi film karakterlerine göre yaparsanız ve yukarıda anlatılanları atlarsanız, maalesef sonuç sizi mutsuz eder. Sevdiğiniz işi yapın ki işinizde başarılı olun; işinde başarılı olmak, yaşamda mutlu olmanın önemli koşullarından biri, unutmayın.

 

Ve son olarak, bol para kazandıran bölümler:

Söyleyebileceğim tek şey severek, isteyerek, mutlu olarak yapacağınız her iş size para kazandıracaktır. Yeter ki hedefinizi doğru belirleyin.

 

 

Gonca BAŞTUĞ

Psikolog, Psikodrama Terapisti