SINAVA DOĞRU İÇ DÜNYASI

Sınavın yaklaşıyor olması adayların üzerindeki gerginliği arttırmış durumda. Bir danışman olarak bu dönemde sıklıkla şu ifadelerle karşılaşıyorum. Olmayacak… Kazanamayacağım… Hala eksiklerim var… Puanım artmıyor… Hiçbir şey bilmiyormuşum gibi geliyor…vb.
Hele bir de kazanmak istediğiniz bölümün puanlarından uzaksanız durum ikiye katlanıyor. Beklentinin uzağında kalmış olmak hiç sevmediğim bir durumu daha ortaya çıkartıyor; umutsuzluk. Çalışma azmi kalmıyor, motivasyon yok denecek kadar azalıyor.Kaygı ve bunun yaratmış olduğu gerilim adayların birçoğunun düşüncesini olumsuz yönde etkiler. Daha sonra bilindik bir sarmal oluşur. Olumsuz düşünceler olumsuz duyguları, bu duygular da daha olumsuz düşünceleri oluşturur. İç dünyası karamsarlaşmış kişi kim olursa olsun algıladığı ve düşündüğü şeylerin objektifliği bozulur. Düşünce yapısındaki çarpıtmalar çoğalır. Sınava hazırlanan adayların durumu da bundan faklı değil. Hazırlık sürecinin başından beri var olan kaygı ve bunun beraberinde getirdiği gerginlik sınavın yaklaşmasıyla artış gösterme eğiliminde olur. Tek sebebi değerlendirme şeklimizin değişmiş olması.Gerginlik, çalışma verimini düşürüyor

Gerginlik, düşünce alanını bulanıklaştırdığı için çalışma verimini düşürür. Dersçalışırken eskiye göre daha fazla bir isteksizlik ve sıkıntı hissedilir. Buna yoğun uyku halleri eşlik eder. Çünkü sistem kendisini rahatlatmanın derdindedir. Yapması gereken sisteme gelen girdileri azaltmak. Bunun en iyi yolu da uyumaktır. Ama doğru düzgün uyunamaz da. Oluşan bir tür uykululuk halidir.

Gerginlik deneme sınavlarında performansı da bozar. Bildiğiniz soruyu yapamazsınız. Hele Türkçe ve sosyal testlerindeki paragraf ve uzun metinli sorular işkenceye dönüşür. Bir soruyu anlayabilmek için iki-üç kez okumak zorunda kalırsınız. Soru kökleri yanlış okunur. Olumsuz ifadeler olumlu, olumlular olumsuz oluverir. Doğru şık bulunur, yanlış işaretlenir. Dikkat hataları ise cabası.

Tablo oldukça karışık, bunaltıcı ve kaotik gözüküyor. İçinden çıkılamaz gibi görünen bu durumun yarattığı etkilerden kurtulmanın ya da durumu biraz olsun rahatlatmak için, gerginlik düzeyimizi düşünce alanını bozacak seviyenin altına çekmek gerekiyor. Bunun da yolu düşüncelerimizi olabildiğince kontrol altına almaktan geçiyor.

İnsanın doğasından mıdır, Türk insanının kültürel yapısından mıdır bilemem ama toplum olarak olumsuz düşünmeye çok meyilliyiz. Önlem almak, bir kayıp yaşanacaksa en aza indirmek, bir engelle karşılaşınca seçeneklerimizin olmasını sağlamak için düşünceler oluşturmak doğru bir davranış. Ancak bizler bunun ötesine geçip, sadece olumsuzlara yöneliyor ve bunları aşılamaz durumlar haline getiriyoruz. Kafamızın içinde sürekli olumsuz durumları işliyoruz. Bir süre sonra tüm yapımız sanki bu olumsuzluk ya da istenmeyen durum gerçekleşmiş gibi tepki vermeye başlıyor.

Bunların bir kısmı mide ağrıları, kalp çarpıntıları, baş ağrıları gibi fiziksel, bir kısmı da çökkün duygu halleri, moralsizlik, can sıkıntısı gibi duygusal belirtilerle ortaya çıkıyor.

İnsan denge değişimlerini gidermeye yönelik genetik bir yapıya sahip. Fizyolojisindeki ya da psikolojisindeki değişimi normalize etmeye çalışır. Bu da güç ve enerji harcamasına neden olur. Halbuki bir şeyler öğrenmek, dikkat toplamak, konsantrasyonun sürekliliğini sağlamak, gerginliği dengelemek için beynimizin yüksek enerjiye ihtiyacı vardır.

“Ilımlı düşünceler” oluşturun

Gelin bu günden itibaren olumsuz düşüncelerin ya sıklığını ya da süresini azaltalım. Mümkünse hiç düşünmeyelim. Bir süre sonra zihninizin bir miktar da olsa açıldığını ve berraklaştığını, moral ve motivasyonunuzun artmaya başladığını göreceksiniz. Gergin ve bunaltılı hisler azalacağı ve enerjimizin çoğunu çalışma ve sınav performansına aktarabileceğimiz için, beklediğiniz puan artışı gelmeye başlayacaktır. Konsantrasyon süreniz yeterli süreye ulaşacağı için dikkat hatalarınızda önemli ölçüde azalmalar olacaktır. Açık bir zihin sorulardaki ince ayrıntıları kaçırmamaya başlayacaktır. Düşünceleri kontrol sürecinde adaylardan biraz sabırlı olmalarını ve hemen pes etmemelerini istiyorum. Bu süreç biraz yavaş işler. Ama sonuçları kesinlikle pozitiftir.

Bir başka yol da “ılımlı düşünceler” üretmekle ilgili. Düşüncelerinizin çok iyi ya da çok kötü olacak şekilde iki uç arasında gezinmesine izin vermeyin. Daha ılımlı düşünceler oluşturun. Örneğin “Bu denemeden mutlaka 450 puan almalıyım” diye girdiğiniz bir sınavın daha başında gerginliğinizi arttırmış olursunuz. Bunun yerine “Elimden geleni yapacağım. Bugüne kadar yapmış olduğum denemelerin en yükseğinden 5 puan daha yüksek yapsam yeterli olur” gibi bir düşünce, iç gerginliğinizi dengeli hale getirir. Bu da sonuçta yükselen bir performansın yolunu açar.

Arkadaş sohbetlerinde kaygılar, sıkıntılar, umutsuzluklar çok sık dile getirilir. Olabildiğince bu sohbetlerden uzak kalmaya çalışın. Konuşarak içinizi boşaltmaya, bir nebze de olsa rahatlamaya çalıştığınızı biliyorum. Ama genellikle bu tip konuşmalar iyi sonuçlar vermez.

Uyku düzenine dikkat!

Uyku düzeninize çok ama çok önem vermelisiniz. Uykusuz bir beden günlük stres faktörleriyle istenilen ölçüde baş edemez. Çok sinirli ve öfkeli olmanıza neden olur. Ayrıca ders çalışırken ve deneme sınavı yaparken gerekli olan konsantrasyonun gücünü düşürür. Verileri akılda tutma, aralarındaki bağlantıyı kurma ve sonuca gitmek konusunda oldukça zorlanabilirsiniz.

Eksik konunuz yoksa karma testler ve deneme sınavları yaparak çalışmalarınızı sürdürmenizde yarar var. Artık konu testi çözmekten uzaklaşın. Ayrıca bir haftanın 3 ya da 4 gününü daha yoğun bir şekilde YGS çalışmalarına kaydırın.

Son hafta dinlenme sürelerinizi arttırmanızı öneririm. Kafa dağıtıcı, keyif aldığınız etkinliklere zaman ayırın. Sınavdan iyi bir puan almak için bilgi birikimi kadar, duygu durumu da önemlidir. Yorgun olmayan sakin bir beyin normalin üstünde bir performans verir.

Son sözüm umutsuzluğa kapılmış olanlara. Hazırlık süreciniz iyi gitmemiş, gerekenleri yeterince yapmamış olabilirsiniz. Kendinize kızmayı ve kaderciliği bırakın. İster çalışarak ister gezerek; zaman zaten geçiyor ve sınava yaklaşıyoruz.

Gelin beni dinleyin çalışma yönünde küçük de olsa bir adım atın. Bildiklerinizi tekrar edin, yarım bildiklerinizi de tamamlamaya çalışın. Unutmayın final maçlarının havası başka olur. Yıl içindeki deneme sınavlarında yapamadığı puanı, gerçek sınav sonucunda alabilmiş tanıdığım çok aday var…

Hepinize başarılar dilerim…