Türk PDR Derneği İstanbul Şubeden PDR Yönetmeliğiyle İlgili Kamuoyuna Duyuru

Türk PDR Derneği İstanbul Şubeden PDR Yönetmeliğiyle İlgili Kamuoyuna Duyuru

ÜYELERİMİZE, MESLEKTAŞLARIMIZA VE KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü’nden, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yeniden yazıldığı bilgisi edinilmiştir. Konuyla ilgili, Genel Merkezimizin yapmış olduğu açıklamaya Dernek ve İstanbul Şubesi internet sitesinden erişilebilir (http://www.pdr.org.tr/ ve http://www.turkpdristanbul.com/).

Mesleğimizin ilerletilerek geleceğe taşınması için zaman zaman Yönetmelik değişimleri gerekebilir, ancak bu değişikliklerin ilgili Dernek ve Üniversite birimlerinin uzmanlık görüşlerinin, alanda çalışan uygulamacıların deneyim birikiminin ve ilgili tüm toplum kesimlerinin geribildirimlerinin katkısıyla, yani katılımla yapılması esastır. Üzülerek görüyoruz ki Yönetmelik değişiminde böyle bir yol izlenmemiştir. Yeni Yönetmelik çalışmasıyla ilgili herhangi bir katkımız istenmediğinden, önerilen değişikliklerin neler olduğuna ilişkin elimizde bir belge bulunmamaktadır. Ancak, meslektaşlarımız yapılan değişimlerin mesleğin uzmanlık kimliğini ortadan kaldıracağı yönde kaygılarını paylaşmaktadırlar. Bu bağlamda, İstanbul Şubesi olarak, mesleğimizin korunması ve geliştirilmesi gereken unsurlarına kısa bir vurgu yapma gereği gördük.

Eğitim sistemimizin temel unsurlarından olan Okullarda Öğrenci Kişilik Hizmetleri kapsamındaki Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin bilimsel  temelleri ve aşağıdaki ilkeleri korunmalıdır:

  • Gizlilik
  • Gönüllülük
  • Güven ilişkisi
  • Demokratik insancıl anlayış
  • Bireysellik
  • Hizmette empati ve terapötik iletişim için gerekli olan eşitlik anlayışı.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma, Öğretmenlik, Özel Eğitim ve Sosyal Çalışma alanları ayrı bilim alanlarıdır ve ayrı eğitimleri vardır. Bu nedenle, yeni Yönetmeliklerde bu alan uzmanlığını özellikle görevler açısından ayrıştıran değişimler yapılmalıdır. Eğitim ortamında çalışan öğretmen, yönetici ve rehber psikolojik danışmanın eşit çalışma süresiyle yükümlü olması, ancak görevler arasında geçirimlilik olmaması gereklidir. Örneğin, okul rehber ve psikolojik danışmanın kimlik karmaşasına yol açan “rehber öğretmen” sıfatı bırakılmalıdır. Kendisi disiplinle ilgili süreçlerde sorumlu tutulmamalıdır. Aynı şekilde, öğretimle ilgili görevlerden uzak tutulmalı, yönetsel yapılanması da Özel Eğitim alanından ayrıştırılmalıdır. Okul rehber ve psikolojik danışmanının kendi alanında öğrenciye hizmet sunabilmesi için elzem olan yansızlık ancak böyle korunabilir.

Okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin, okul içindeki birimlerle işbirliği halinde ve okul dışındaki kaynaklara gönderme yaparak kriz durumlarında destekleyici rolü korunmalıdır. Ancak okul rehberlik ve psikolojik danışmanlığı yalnızca sorunlu öğrencilere değil, tüm öğrencilere açık olmaya devam etmelidir. Bunun için de, öğrencilerin bütüncül olarak akademik, mesleki, sosyal ve psikolojik dâhil çok yönlü gelişimlerini desteklemeye yönelik hizmetler sürdürülmelidir. Bu hizmetler, okulöncesinden başlayarak, üniversite dâhil tüm öğrencilik yaşamı boyunca sürekli olmasına yönelik gelişme sağlamayı amaçlamaktadır. Yeni Yönetmelikte bu gibi farklı gelişimsel dönemlere odaklanmayı sağlayabilecek eğitsel fırsatlara yer açılmasını dilemekteyiz.

Okul rehber ve psikolojik danışmanının görevleri hali hazırda oldukça zorlayıcıdır. Zira günümüzde eğitim kurumları her geçen gün yeni sorun alanlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Eğitim kurumlarında yaygın ve ciddi sorunlar arasında yer almaya başlayan uyuşturucu kullanımı ve bağımlılık, şiddet, akran baskısı ve zorbalık, çocukluk ve ergenlik sorunları, cinsel istismar gibi psiko-sosyal müdahale gerektiren durumlar vardır. Okul rehber ve psikolojik danışmanlarının bu konularda etkin çalışabilmeleri için meslek içi eğitim ve süpervizyon (gözetim) olanaklarına gereksinimleri vardır. Yeni Yönetmelikte bu gibi gereksinimlerini karşılama konusunun ele alınmış olmasını diliyoruz.

Yürürlükte olan Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği 2001 yılında hazırlanmıştır. Eksiklerine karşın rehberlik ilke ve yöntemleri açısından işlevseldir. Örneğin, Madde 55’e göre, eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma servislerinde görevli psikolojik danışmanlara yönetim ve büro işleri, ders, nöbet ve sınav gibi öğretmenlik işleri; yani rehberlik ve psikolojik danışmanın hizmet alanlarıyla ilişkisiz konularda görev verilemez. Okul rehber ve psikolojik danışmanının hem rehber hem de psikolojik danışman görevlerini sürdürmeleri esastır. Hali hazırda, örneğin, civardaki okullara yapılan ek görevlendirmelerle, zaten ağır olan sorumluluklarını etkili olarak yerine getirmeleri oldukça güç durumdadır. Yeni Yönetmelikte, bu gibi unsurları ortadan kaldıracak koruyucu çerçevenin düşünülmüş olmasını dilemekteyiz.

Yönetmelik değişimleri, onlardan etkilenecek öğrenciler, veliler, öğretmenler, yöneticiler, akademisyenler dâhil toplumun her kesimini ilgilendirmektedir.

Çocuk ve gençlerimizin sağlıklı gelişimleri için, okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini yukarıda özetlenen mesleki çerçevede ele alan Yönetmelik değişimlerine destek vermeyi görevimiz bilmekteyiz. Bu bağlamda talebimiz, Yönetmelik değişikliği çalışmalarına Dernek temsilcilerinin katkısının yolunun açılmasıdır.

 

Saygı ile duyurulur.

 

Comments are closed.