Yeni Dünya’da Eğitim

Bahçeşehir Üniversitesi  (BAU) Mütevelli Heyeti Başkanı (MHB) Enver Yücel’in daveti ile 30 Mart – 8 Nisan 2012 arasında 10 gün boyunca Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bir dizi eğitsel etkinliğe katıldım. Bizzat katıldıklarımın yanı sıra, Enver Yücel’in bireysel yaptığı etkinlikleri de kendisinden dinleme fırsatı buldum.


Enver Yücel’in Katıldıkları

NewYork City NYC’de Rockefeller Üniversitesi Rektörü Prof. Michael Young ile görüşmede Enver Yücel, “Uyku Bozuklukları Merkezi”nin BAU’da da kurulmasına değindi. DNA araştırmalarının yapıldığı merkezde uyku bozukluğu geninin ilk sivrisineklerde bulunduğu belirtildi.

NYC NewYork Üniversitesi’nde (NYU) çok sayıda ABD’li ve Türkiyeli iş insanı ve akademisyenin katılımıyla, BAU bilimsel desteği ile çekilen “Türk Pasaportu” filminin ABD ilk gösterimi yapıldı.

NYC Columbia Üniversitesi’nde ise çok sayıda ABD’li ve Türkiyeli iş insanı ve akademisyenin katılımıyla, BAU bilimsel desteği ile çekilen “Batıya Doğru Akan Nehir” filminin ABD ilk gösterimi yapıldı. Gösterim öncesi Columbia Üniversitesi Teacher College Dekanı Prof. Rivera Batiz ve NYU Öğretim Üyesi Prof. Selçuk Şirin birer konuşma yaptılar.

ABD’de BAU tarafından “Erken Çocukluk Eğitimi” Enstitüsü kurulması kararlaştırıldı.

Enver Yücel Amerikalı ve Türkiyeli iş ve eğitim dünyası insanlarınca Washington DC WDC’de kurulan American-Turkish Coalition Center (ATCC)’da Amerikalı ve Türkiyeli iş ve eğitim dünyası insanlarına bir konuşma yaptı. Yeni öğrenme paradigmalarından söz etti.

NYC’de Enver Yücel, Uluslararası Amerikan Eğitimciler Derneği Phi Delta Kapa (PDK) tarafından ‘Uluslararası Eğitimde Mükemmellik’ ödülüne layık görüldü. Yücel’e, ödülünü Phi Delta Kapa (PDK) New York Üniversitesi (NYU) Bölümü Başkanı Dr. Lind K. Patterson ile Başkan yardımcısı Gene J. Mann verdi.

Massachusetts MA’de Yale Üniversitesi’nde çok sayıda ABD’li ve Türkiyeli iş insanı ve akademisyenin katılımıyla, BAU bilimsel desteği ile çekilen “Türk Pasaportu” filminin gösterimi yapıldı. Yale Üniversitesi ile BAU işbirliği ile BAU’da Genetik bölümü açılması kararlaştırıldı. Ayrıca zeka gelişimi ve yaratıcılık üzerine de bir merkez açılması için prensip anlaşmasına varıldı.

MA Boston’da Enver Yücel Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Amerikalı ve Türkiyeli iş ve eğitim dünyası insanlarına bir konuşma yaptı. Kişiye özgü öğrenme modelleri ve barışı tesis edecek “dünya müfredatı” üzerinde durdu. Ayrıca “visiting teacher” olan Yücel, Harvard’da girişimcilik dersleri verecek.

NYC Newyork’ta McGraw Hill Merkezi, Türkiye NewYork Konsolosluğu ziyaretleri ve Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu’nda Girişimcilik üzerine bir konuşma vardı sırada.

Katıldıklarım ve Gözlemlediklerim

Amerikalı ve Türkiyeli iş ve eğitim dünyası insanlarınca Washington DC WDC’de kurulan American-Turkish Coalition Center TCA’de başkan G. Lincoln McCurdy derneğin kuruluş amaçlarını ve çalışmalarını anlattı.

ABD’de lobicilik çok yaygın. Her ülke, ABD’de alınacak ulusal ya da uluslararası kararlarda kendi çıkarlarının maksimum gözetilmesi adına kongre nezdinde lobi yapıyor, yapmaya çalışıyor. Türkiye bu konuda eskiye nazaran daha iyi de olsa, çok etkin görünmüyor. TAC Başkanı McCurdy, daha etkin lobi için çalıştıklarını anlattı. Bağımsız bir kuruluş. Devlet desteği söz konusu değil.

Washington District of Columbia WDC, sonradan oluşturulmuş bir eyelet ve bir şehir. Her başkent gibi gri. 1812 yılında ABD Bağımszılık hareketi öncüleri başkenti Philadelphia’dan buraya taşıma kararı almışlar. İki ayrı eyaletten (Virginia ve Maryland) alına küçük bir alan üzerine planlanmış, kurulmuş, düz bir şehir. Yapay eyelet olduğu için 1 senatör gönderiyor kongreye ancak senatörün oy hakkı yok. WDC halkı bu durumu, araç plakalarına “taxation with no representation” yani “temsil edilmeyen ama vergilendirilen”  diye tiye alıyor. WDC Planlı taşınmaya ve planlı yapılaşmaya karşın çok da soğuk değil. Yer yer insanı ısıtan bir yanı da var. Yeşili bol. Baharı güzel bir şehir. “Cherry Blossom” dedikleri bir döneme denk gelmişiz. Tüm yaban kirazları rengarenk çiçekler açmıştı.

WDC Büyükelçiliğini ziyaret ettik. Maslahatgüzarı Timur Söylemez bize büyükelçilik çalışmalarını aktardı.

WDC’de BAU ve Fulbright işbirliği ile açılan bir kolej sürprizi vardı; BAU Fulbright College. Burada tüm dünyadan öğrenciler İngilizce eğitimi alıyor. BAU’dan da her yıl 100 öğrenci yabancı dil hazırlık sınıfını burada okuyor. Okulun direktörü Gökhan Coşkun bize hem okulu gezdirdi, kolej hakkında bilgi verdi hem de BAU’lu öğrencilerle tanıştırdı. Buradaki ikinci sürpriz ise geziye katılan BAU kurucularından İbrahim Aktan’ın burada öğrenim gören kızı Gizem Aktan ile buluşması oldu. Okul 2012-2013’te bahçesi White House Beyaz Saray’a bakan yeni binasında öğrenime devam edecek.

Amerikalı ve Türkiyeli iş ve eğitim dünyası insanlarınca Washington DC WDC’de kurulan Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu başkan yardımcısı Yenal Küçüker derneğin kuruluş amaçlarını ve çalışmalarını anlattı.Yenal bize ayrıca, ABD siyaset sistemini, yasama, yürütme, yargı erklerini, kongre oluşum sistemini de bir sunumla anlattı.

WDC’de akşam yemeğinde “Phillip Jessup Moot Court” yarışmasına katılan BAU Hukuk öğretim üyeleri ve öğrencileri ile buluştuk. Yemekte BAU MHB Vekili Kenan Torlak da vardı.

Boston Massaschusetts MA’de Harvard Üniversitesi’ni daha doğrusu şehrini (!) gezdik.

Harvard geniş bir alana yayılmış, kampus üniversitesi. Köklü oluşu her karesine yansıyor. Kütüphaneleri ve derslikleri halka da açık. Tarihi ve otantik havası etkileyici.

Massaschusetts Insttute of Technology MIT’yi ise Türkiyeli bir deha, Bahçeşehir Fen ve Teknoloji 2011 mezunu Ahmet Musabeyoğlu eşliğinde gezdik.

Boston MIT’de BAU ofis açılışı yapıldı. Açılışa Boston Konsolosu Murat Lütem ve Harvard Tıp Fakültesi Genetik Araştırma Laboratuvarı Başkanı Prof. Gökhan Hotamışlıgil de katıldı.

Boston’da Berendeis Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Girişimcilik ve Ticaret Sempozyumunu izledik. Sempozyuma Brezilya, Çin, israil ve Türkiye davetliydi. Türkiye’den ise panelist olarak BAU MHB Enver Yücel ve Boston Başkonsolosu Murat Lütem yer aldı. MA Valisi Deval L. Patrick de konuşma yaptı.

Sempozyumun ardından Harvard Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Biriminde Genetik Laboratuvarlarını başkan Prof. Gökhan Hotamışlıgil ile gezdik. Burada dibaet ve obezite ile igili genetic çalışmaları yerinde izleme fırsatı yakaladık. BAU bu laboratuvar çalışmalarında Harvard ile işbirliği anlaşması imzaladı.

NewYork NewYork City NYC’de Columbia Üniversitesi’nde üniversiteyi tanımaya ziyarete gelen liseli gençler ve danışmanları hoş bir mesleki sürpriz oldu bana.

NYC’de 1992’de benim de Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler yüksek lisans dersleri aldığım NewYork Üniversitesi NYU’da Prof. Selçuk Şirin ve Prof. Robert Tobias, NY test sistemi ve eğitim sistemi üzerine bir sunum yaptılar. NY’de okul öncesinden lise sona kadar 17 ayrı standart test türü olduğunu öğrendik. Bu testlerin çoğu (%95) ders ölçme değerlendirme amaçlı. Merkezi sıralama ve eleme amaçlı olanları çok az (%5). Test sonuçları sadece öğrenciler için değil, öğretmen, müdür ve okul değerlendirmeleri için de kullanılıyor. Öğretmen, müdür ve okul değerlendirmelerinde okulun demografik yapısına gore bir formül geliştirilmiş. Testler sadece çoktan seçmeli sorulardan değil aynı zamanda kısa yanıtlı ucu açık sorulardan ve kompozisyon yazımlarından da oluşuyor. Çoktan seçmeli sorular %65, ucu açık sorular ise %35 etkili oluyor puanlamada. Okulların içeriklerine şehir eğitim birimi karar veriyor. Özel sektörde ise karar tamamen kurucuya ait.

NYC’de ziyaret ettiğimiz Bankstreet Teaching College çok ilginç bir üniversite. Üniversite içinde ilköğretim okulunu da barındırıyor. Okul sabahları ilköğretim okulu. 1000 öğrencisi var. 4+4. Akşamları ise Eğitim Fakültesi oluyor. Lisans programı yok. Yükseklisans uyguluyor. 500 öğretmen adayı var. Hangi alan mezunu olursa olsun, yaşı ne olursa olsun öğretmen olmak isteyenler 3 yıllık bir yüksek lisans programı alıyor. Sabahları ise bu okulda önce yardımcı öğretmen sonra da asil öğretmen olarak derslere giriyorlar. Hem teorik hem pratik eğitim. BAU 2012-2013’te başlayacağı Eğitim Fakültesi’nde bu programı Bahçeşehir Kolejleri ile uygulayacak. Buradaki uygulamayı Dekan Prof. John Snyder ve BAU Eğitim Fakültesi Danışmanı (Aynı zamanda Rong Island College) Prof. Mustafa Özcan anlattı bizlere.

NYC’de ayrıca SUNY, CUNY, Hunter College ve Pace Üniversitelerini gezdik.

Genel gözlemlerim

–           Eğitimde yerel ihtiyaçlar önemli. Dolayısıyla politik karar şehre ait. Eyaletin de Devletin de çok söz hakkı yok.

–           Devlet okullarında şehir eğitim departmanı etkin. İçerikte de yöntemde de.

–           Özel okullarda ise inisiyatif tamamen kurucuya ait.

–           Charter okulları sistemi var. Şehir yönetimi disiplin sorunu ya da eğitsel başarısızlığı olan okulları isteyen girişimciye, denetlemek ve olumsuz sonuçlarda geri almak koşuluyla, öğrenci başına öğrenim maliyetini peşin vererek devrediyor.

–           Eğitime yapılacak yerli ya da dışarıdan her yatırım özendiriliyor.

–           BAU NY NYC Brooklyn’de bir üniversite açma girişiminde Belediye Başkanından tam destek aldı.

–           Çok test var. Ancak bunlar SBS YGS/LYS türünden daha çok, ders kazanım ölçüm amaçlı olan testler. %95’i oranında.

–           NYC’de 1 milyona yakın öğrenci 17 ayrı standart test alıyor. Ders kazanım ölçüm testleri.

–           Elit liselere ve elit üniversitelere girişte ABD’de de rekabet var. Ancak sayısal oran çok düşük. %5 civarında. Geri kalan liselere, üniversitelere doğrudan gidebiliyor.

–           Boston tam bir Avrupa ve eğitim şehri. Harvard ve MIT etkileyici. Her yıl tüm dünyadan beyin avcılığı ile öğrenci alıyorlar. Türkiye’den de her yıl 1-2 öğrenci kabul alıyor.

–           Girişimcilik, farklılık özendiriliyor. Tek tipçilik yok.

–           NYC bir dünya kenti. Amerikalı oranı %15’ler kadar düşüyor. Tam bir metropol. Çok hızlı yaşayan ve hiç uyumayan bir şehir. Her yıl 30 milyon turist geliyor gezmeye. Şehrin merkezi Manhattan’da nüfus 10 milyona kadar çıkıyor. Oysa kayıtlı oturan sayısı 1 milyon civarında.